Antijen etkisi

Halihazırda bilinen koronavirüs aşıları antijenlerle birlikte çalışmaktadır. Bunlar, koronavirüste bulunan küçük parçacıklardır. Aşı olunduğunda bu küçük parçacıklar vücudumuza girer ve bağışıklık sistemimiz buna tepki verir. Vücudumuz bu koruyucu reaksiyonu depolar. “Gerçek” koronavirüs vücudumuza girdiğinde koruyucu reaksiyonlar yeniden devreye girer. Buna immün yanıtı adı verilir.

BioNtech/Pfizer, Moderna ve AstraZeneca aşılarında tam korumanın sağlanması için iki doz aşı vurulmanız gerekir. Sadece Johnson & Johnson aşısında tek doz yeterlidir. Hatırlatma aşısının yapılmasının veya her yıl koronavirüs aşısı olmanın gerekli olup olmadığı henüz bilinmemektedir. Bu konu halihazırda araştırılmaktadır.

Aşı etkisinin kontrolü ve izlenmesi

Yeni Koronavirüs aşıları hızlı bir şekilde geliştirilmiş ve onaylanmıştır. Buna rağmen diğer tüm aşılarla aynı kontrollerden geçirilmişlerdir. Aşıların uygulama aşamasına geçilmiş olsa bile gözlemler devam etmektedir.

Çünkü bazı insanlar henüz bilinmeyen uzun vadeli etkilerden korkmaktadır. Fakat bu korkunun tamamen asılsız olduğu konusunda uzmanlar hemfikirdir. mRNA aşılarındaki asıl sorun, vücudun bu maddeleri çok hızlı bir şekilde tekrar vücuttan atması ve bu sebeple etkisini tazelemek için muhtemelen üçüncü bir doza ihtiyaç duyulmasıdır. Dolayısıyla uzun vadeli etkilerin olması mümkün değildir.

Ayrıca mRNA aşılarının neredeyse bir yıldır tüm dünyada milyonlarca kez uygulandığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Tüm bu aylar boyunca uzun vadeli yan etkiler ortaya çıkmamıştır. Buna rağmen sorumlular hala aşı tepkilerini ve yan etkileri izlemeye devam etmektedir.

Bağımsız uzmanların değerlendirmesi

Bu gözlemlerin sonuçları, birçok farklı ülkede bağımsız uzmanlar tarafından toplanmaktadır. Almanya’da bu uzmanlar örneğin Paul-Ehrlich-Institut’ta (PEI) çalışmaktadır. PEI aynı zamanda yan etki bildirimlerini de kabul etmektedir. Bu işlem internet sitesi veya SaveVac uygulaması üzerinden yapılmaktadır.

Şu an aşılanmış insanların da enfekte olabilmesi durumu büyük yankı uyandırmaktadır.. Fakat bu konuda, aşının büyük bir olasılıkla daha kötü sonuçları önlediği unutulmamalıdır. Aşı olan kişilerin çoğunda sadece nezle veya ateş görülmektedir. Oysa ağır ve öldürücü Koronavirüs vakalarının neredeyse tamamını aşısız kişiler oluşturmaktadır, diye belirtiyor, Yoğun Bakım Tıp Derneği’nin (DIVI) başkanı Gernot Marx.

Wir verwenden Cookies, um Inhalte gegebenenfalls zu personalisieren und optional die Zugriffe auf unsere Website zu analysieren.
Sie akzeptieren unsere technisch notwendigen Cookies, wenn Sie fortfahren diese Webseite zu nutzen.